Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Kamu İşveren Heyeti’nin 7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri çerçevesinde açıklamış olduğu 2024 ve 2025 yılları için yapmış olduğu teklif üzerine açıklamalarda bulundu.

Kamu İşveren Heyeti tarafından yapılan teklife göre, 2024 yılı için yüzde 14+9, 2025 yılı için ise yüzde 6+5 oranlarında teklif sunuldu.

Yapılmış olan teklife ilişkin olarak değerlendirmelerini açıklayan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Bu teklif gerçeklerle örtüşen bir teklif değildir” dedi. Teklifinin açıklamasının ardından önce Toplu sözleşme masasında, sonrasında ise basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Genel Başkan Önder Kahveci, teklifin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

 

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci: “Bu Teklif Hedeflenen Enflasyonun Dahi Altında Bir Tekliftir”

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci yapılmış olan teklife ilişkin düzenlemiş olduğu basın açıklamasında şunları söyledi:

“Şu anda çarşı pazardaki fiyatları hepimiz görüyoruz,  yaşıyoruz. Akaryakıta, vergilere yapılan artışları hepimiz biliyoruz. Merkez Bankası geçtiğimiz günlerde bütün enflasyon hedeflerini güncelledi. 2024 yılı için beklentiyi %33’e kadar yükseltti. Biz en azından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın 2024 tahminleri çerçevesinde bir teklif beklerken kamu tarafının teklifi bu rakamın bile 10 puan altında kalmıştır. Uzun zamandan beri ifade ettiğimiz üzere biz zaten hedeflenen enflasyona karşıyız. Bu bağlamda getirilen bu teklif hedeflenen enflasyonun bile altında bir tekliftir. Kaldı ki, bizim sadece mali haklara ilişkin değil, sosyal ve ekonomik haklarla kamu çalışanlarının diğer özlük haklarına ilişkin pek çok teklifimiz bulunmaktaydı. Bunlardan en önemlisi hızla artan ve çözüm bulunması adına bizim taleplerimiz arasında olan  kiralara ilişkin bir değerlendirme olmadığını görüyoruz. Geçtiğimiz yıl memur maaşlarına verilen refah ücreti bizleri bir nebze olsun umutlandırmıştı. Biz bu yıl refah ücretinin kalıcı hale getirileceğini düşünmüştük ancak refah ücretiyle ilgili de bir teklif olmadığını da görüyoruz”

Memurun, Çarşı Pazarın Durumu Ortada

Enflasyon farkının ortaya çıktığı ay itibariyle maaşlara aylık olarak yansıtılması tekliflerimiz arasındaydı. Buna ilişkin bir ilerleme sağlanamadığını da ortadadır” diyen Kahveci, “Vergi dilimlerinin %15’e sabitlemesi, birinci dereceye gelen tüm kamu görevlerine 3600 ek gösterge verilmesi, Yardımcı hizmetli olarak görev yapan arkadaşlarımıza kadro talebimiz de de bir ilerleme sağlanamadığını görüyoruz. Ayrıca, kamu görevlilerine bayram ikramiyesi  verilmesi konusundaki talebimiz karşılık bulmamış görülmektedir. Temmuz ayında memur maaşlarına yansıtılan 8 bin 077 TL’lik artışın taban aylığa yansıtılmamasından dolayı emeklilerimiz büyük bir mağduriyet yaşamışlardı. Bu mağduriyetin giderilmesi için emekli aylıklarının yükseltilmesine ilişkin talebimiz konusunda halen bir adım atılmamıştır. Dolayısıyla kamu çalışanları ve emeklilerimizin bu tekliflerle yaşantılarını sürdürmeleri mümkün değildir. Yapılan bu teklifin büyük bir revizyona ihtiyacı vardır. Bu nedenle biz Kamu İşveren Heyeti tarafından piyasa gerçekleri ile örtüşen, hayatın gerçekleri ile bağdaşan bir teklifle gelmesini bekliyoruz. Çarşı ve pazarın durumu, ülkenin ekonomik gerçekleri ve son yıllarda alım gücü en çok düşen kesimin memur ve memur emeklileri olduğu gerçeğinden yola çıkıldığında teklif edilen bu zam oranının kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye Kamu-Sen olarak taleplerimizin arkasındayız. Bu ekonomik gerçeklere karşın teklif edilen bu zam oranını kabul etmeyeceğimizi şimdiden ilan ediyoruz.”

 

Memurların Yaşam Standartlarına Kavuşturulması Sosyal Devletin Bir Zorunluluğudur !

Hedeflenen enflasyon oranları üzerinden bir düzenleme yapılacak olmasını asla kabul etmediklerini söyleyen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “3.750.000 memur ve 2 milyonu aşkın emeklimizin asgari geçim koşullarının üzerinde bir yaşam standardına kavuşturulması sosyal devlet ilkesinin bir zorunluluğudur!” diye konuştu.

Genel Başkan Talip Geylan açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Hükümet, yarından sonra 2024 ve 2025 dönemine dair maaş zammı teklifini masaya getirecek. Kamu işvereni, başta akaryakıt zamları olmak üzere temel harcama giderlerinde yaşanan fahiş artışlar karşısında alım gücünün düştüğünü görmeli ve “rasyonel” bir teklifle karşımıza gelmelidir. Yaşanan ekonomik daralmışlığın faturasını sadece dar ve sabit ücretlilerin omuzuna yüklemek, aynı zamanda sosyal problemlere de neden olacaktır. Hükümetin, her zaman olduğu gibi, hedeflenen enflasyon oranları üzerinden bir düzenleme yapacak olmasını asla kabul etmiyoruz! 3.750.000 memur ve 2 milyonu aşkın emeklimizin asgari geçim koşullarının üzerinde bir yaşam standardına kavuşturulması sosyal devlet ilkesinin bir zorunluluğudur! Devlet, memuru ile vardır. Huzurlu kamu çalışanı, daha etkin ve verimli kamu hizmeti demektir” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)